Hit enter after type your search item
Bilgi Rehber

Ansiklopedik Bilgi

Home / Kimdir / Jürgen Habermas

Jürgen Habermas

/
/
/
79 Views

18 Haziran 1929 yılında Duesseldorf’ta dünyaya gelen Habermas felsefe, tarih, psikoloji ve Alman Edebiyatı okudu. 1956 yılında yeniden kurulan Frankfurt Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’nde Adorno’nun asistanı olarak çalıştı. Önce Heidelberg’de felsefe profesörü olarak daha sonra da Frankfurt’ta felsefe ve sosyoloji profesörü olarak çalıştı.

Türkçe ‘ye de çevrilen Kamusallığın Yapısal Dönüşümü adlı ilk önemli çalışmasını 1962’de yayımladı. Bir diğer önemli çalışması olan Bilgi ve İnsansal İlgiler 1968’de yayımlandı. Habermas 1971 yılında Frankfurt’tan ayrılıp Bavyera’da Starnberg’de Max Planck Enstitüsü’nün yeni kurulan Bilimsel-Teknik Dünyada Yaşam Koşullarını Araştırma Birimi yöneticisi oldu. Bu dönemde aralarında Meşruiyet Bunalımı (1973) ve başyapıtı kabul edilen ve Türkçeye de çevrilen İletişimsel Eylem Kuramı’nın da (1981) bulunduğu çok sayıda eser yayımladı. Habermas 1982 yılında Frankfurt’a, Sosyoloji ve Felsefe kürsüsüne geri döndü. 1985 yılında Modernliğin Felsefi Tartışması adlı bir diğer önemli çalışmasını yayımlayan Habermas günümüzde çalışmalarını halen sürdürmektedir (Bottomore, 1993: 265).

Kasım 2005 ve Haziran 2008 tarihlerinde ABD’den Foreign Policy ve İngiltere’den Prospect dergilerinin İnternet üzerinden okuyucu anketleriyle oluşturduğu Dünyanın ilk 100 entelektüeli listelerinde, 2005 yılında 7., 2008 yılında 22. sırada yer almıştır.

Habermas 2007 yılında, The Times Higher Education Guide tarafından Max Weber’in önünde ve Erving Goffman’ın arkasında beşeri bilimlerde (sosyal bilimler dahil) en çok alıntı yapılan yedinci yazar olarak listelenmiştir.

Habermas’ın Türkçeye çevrilen diğer eserleri arasında

Bilgi ve İnsansal İlgiler (1997),

Sosyal Bilimlerin Mantığı Üzerine (1998),

Rasyonel Bir Topluma Doğru (1992),

“İdeoloji” Olarak Teknik ve Bilim (2004),

Bölünmüş Batı (2007),

Doğalcılık ve Din Arasında-Felsefi Denemeler (2009) yer almaktadır.

Habermas Sosyolojisi

Bazı çevrelerce günümüz dünyasının yaşayan en önemli sosyal bilimcisi olarak kabul edilen Jürgen Habermas, farklı disiplinleri ve özellikle Marx, Weber ve Freud gibi farklı düşünürleri “eleştirel” sosyal kuram adı altında yeni bir senteze ulaştırma çabasında olan Frankfurt Okulu’nun en önemli ikinci kuşak temsilcilerinden biri olarak kabul edilir.

Öte yandan, çalışmaları Frankfurt Okulu’nun eleştirel toplum düşüncesi ile yakından bağlantılı olsa da Habermas eleştirel teoriyi kendi düşünce sistematiği içinde yeniden oluşturmaya çalışır. Modern toplumu Aydınlanma diyalektiği üzerinden eleştiren Frankfurt Okulu temsilcilerinin totaliter sistemler tarafından özgürlüğü giderek yok edilen insanın kurtuluşuna dair kötümser bir tutum sergilediklerini hatırlayalım. Habermas ise Aydınlanma ertesinde modern toplumda amaçlardan çok araçların rasyonelliği olarak tanımlanan araçsal rasyonellik (Bottomore, 1993: 266) temelinde yükselen ve bireyi hapseden totaliter tahakküm biçimlerine eleştirel yaklaşmakla birlikte kurtuluşa dair bir çıkış yolu görme konusunda Frankfurt Okulu’nun önceki kuşak temsilcileri kadar kötümser değildir.

Bu noktada Habermas’ın projesi kendi deyimiyle “tamamlanmamış bir proje” olarak gördüğü modernite için bir tamamlama projesi olarak görülebilir. Söz konusu bu proje, hem modernite projesinin eksiklerini belirlemeye hem de bunları tamamlamaya çalışır. Bu açıdan Habermas’ın moderniteye yaklaşımı ile geliştirdiği sosyal kuram hem modernitenin sona erdiğini ve postmodern bir döneme girdiğimizi savunan postmodernistlerden, hem de postyapısalcılardan da oldukça farklı ve özgün bir niteliğe sahiptir.

Habermas; Marx, Durkeim, Weber, Mead, Parsons, Schutz gibi çok sayıda sosyal kuramcıyı içeren oldukça kapsamlı bir eleştirel teori geliştirmeye çalışır. Bu proje, eleştirel niteliği açısından Frankfurt Okulu geleneğini sürdürmekle birlikte bu okulun çalışmalarının basit bir devamı niteliğinde değildir. Aksine bu proje eleştirel teoriyi sosyoloji teorilerinin belli başlı kurucularının çalışmaları ekseninde yeniden inşa etme yönünde bir amaca sahiptir. Bu bakımdan da Habermas’ın teorik projesi önemli ölçüde klasik düşünürlerin çalışmalarının eleştirel bir okuması üzerine kuruludur.

Layder’e göre (2006: 250-251) Habermas, büyük boy teorileri reddeden Foucault ile postyapısalcı ve postmodernist yazarlardan farklı olarak bu teorilerin faydalarına inanan ve büyük boy bir teori geliştirmeye çalışan bir yazardır. Scott’a göre de (1995: 228) Parsons sonrası dönemde sosyolojik teoride meydana gelen parçalanma dikkate alındığında, Habermas Parsons’un büyük boy teorisine benzer bir teorik proje geliştirmeye çalışan tek çağdaş düşünür olarak görülebilir. Habermas genel olarak modernite (veya modernlik) konusunda postmodernist ve ayrıca postyapısalcı yazarlardan farklı görüşlere sahiptir.

Nitekim modernitenin kurtarıcı bir güce sahip olduğu düşüncesinin iflas ettiğini ve artık postmodern bir dönemde yaşadığımızı savunan pek çok entelektüelden farklı olarak, Habermas moderniteyi henüz gerçekleştirilmemiş potansiyellere sahip “tamamlanmamış bir proje” olarak görür ve bu nedenle postmodern bir dünyadan söz etmek için henüz çok erken olduğunu savunur (Habermas, 1985; Ritzer, 1996: 586-587). Benzer şekilde Layder’e göre de (2006: 251) Habermas, modern toplumun zafiyetlerinin ve de sosyal analizde pozitivizm olarak bilinen geleneksel bilim anlayışının sınırlarının farkında olmakla birlikte “postyapısalcıların ve postmodernistlerin aksine, Aydınlanmacı akıl projesini reddetmez. O, aklın etkinliğine (belirli ‘rasyonel’ düşünme biçimlerinin gelişimine) ve aydınlanmacı ve toplumsal özgürleşmeci potansiyeline inanır”. Habermas, “Frankfurt Okulunun kapitalist ‘burjuva’ toplumunun bazı olumlu yanlarını belirlemeyi başaramayan yaygın düşüncelerinden de uzaklaşır” (Layder, 2006: 251). Bununla birlikte Habermas’ın çalışmaları geniş çevrelerce neo-Marksist çalışmalar olarak nitelenir. Bottomore’a göre ise Habermas da kendisini Marksist bir düşünür olarak görmekle birlikte “onun Marksizmi, Frankfurt Okulu’nunki gibi, hiçbir şekilde Ortodoks değildir ve özellikle etik’in tartışma temellerine gösterdiği süreğen ve artan ilgi onu birçok Marksistten, hatta neo-Marksistten ayırmaktadır” (Bottomore, 1993: 266).

Slattery, Habermas’ın bugüne kadar yapmış olduğu çalışmalarının ana temasının kısaca aşağıdaki gibi özetlenebileceğini vurgular (Slattery, 2008: 427):

  1. Pozitivizmin eleştirisi ile bilim ve teknolojinin araçsal kullanımının eleştirisi
  2. Eleştirel teorinin yeniden inşası ve güncelleştirilmesi
  3. Marksizmin yeniden inşası
  4. Yeni bir bilgi ve iletişim teorisinin geliştirilmesi

Habermas’ın bütün bu çalışmalarının gerçek amacının ise “aklın” (reason) insanlık tarihindeki ilerleyişini-geçmişte zulme karşı nasıl bir silah olarak kullanıldığını, günümüzde ise gelişmiş kapitalizmin ideolojik egemenliğine yöneltilen tüm eleştirilere karşı nasıl bir baskı ve zulüm aracına dönüştüğünü- açıklamaktır (Slattery, 2008: 427). Nitekim Habermas eleştirel teorinin önde gelen düşünürleri gibi “günümüzde hâkim olan rasyonaliteyi saf aklın çarpıtılması, bir bütün olarak insanlığın ihtiyaçlarından çok kapitalist sistemi geliştirmek için kullanılan ‘araçsal’ bir akıl biçimi olarak görür” (Slattery, 2008: 431). Bununla birlikte Habermas gelecekten yana umutsuz değildir. O her şeye rağmen “pozitivizmi bu araçsal akılcılığı çökertebilecek, insanlar arası iletişimi özgürleştirebilecek güçte yeni bir bilgi teorisinin geliştirilmesiyle rasyonel düşüncenin, bir kez daha, hâkim olacağını ve böylece daha adil ve özgür bir toplumun oluşacağını ümit eder” (Slattery, 2008:427). Habermas, modern dünyanın araçsal rasyonalite tarafından tamamen tahrif edilmesinin hiçbir zaman mümkün olmadığına, rasyonel düşünmenin alabileceği başka bir form olduğuna ve bunun da iletişimsel rasyonalite olduğuna inanır.

Yararlanılan Kaynaklar

Bottomore, T. (1993). Marksist Düşünce Sözlüğü, İstanbul: İletişim Yayınları.

Habermas, J.(1985). “Modernity-An Incomplete Project” içinde H. Foster (ed.) Postmodern Culture, Londra. (Erişim tarihi: 17.05.2011) http://www.aphotostudent.com/wp-content/uploads/2009/11/habermas_modernityproject.pdf

Layder, D.(2006). Sosyal Teoriye Giriş, İstanbul: Küre Yayınları.

Ritzer; G. (1996). Sociological Theory, New York: McGraw-Hill.

Scott, J. (1995). Sociological Theory: Contemporary Debates, Chelttenham: Edward Elgar.

Slattery, M. (2008). Sosyolojide Temel Fikirler, İstanbul: Sentez Yayıncılık.

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar