Hit enter after type your search item
Bilgi Rehber

Ansiklopedik Bilgi

Home / Sağlık / Kadınlarda Cinsel İşlev Bozukluğu

Kadınlarda Cinsel İşlev Bozukluğu

/
/
/
501 Views

Kadın cinsel işlev bozukluğu, kompleks bir durum olmakla birlikte her yaştan kadınları etkileyen sosyal, psikolojik, hormonal, çevresel ve biyolojik faktörlerin etkisi ile ortaya çıkmaktadır.

Kadınlarda libido ve cinsel tepkinin düzenlenmesinde hem östrojen hem de androjen hormonlar rol oynar. Testosteron merkezi nörotransmitterlerin işlevlerini düzenleyerek cinsel yanıt döngüsünde görev alan bir hormondur. Testosteron eksikliğinde cinsel istek azalması ile cinsel uyarılma ve genital duyarlılıkta sorunlar oluşabilmektedir (Berman ve ark., 1999). Östradiol düzeylerinde azalma, cinsel ilginin azalması ve uyarılma ile ilişkilendirilmiştir.

Sağlıklı bir kadında östrojen seviyesi menopoz dönemine kadar normal seviyelerde bulunmaktadır. Östrojen eksikliği ürogenital dokuda hücresel disfonksiyon ile vajinal atrofiye yol açmaktadır (Liu ve ark., 2015). Östrojen yetersizliği vajinal ortamda pH değişikliklerine neden olmaktadır. Vajinal florada değişim, vajinal enfeksiyona, akıntı ve kokuya yol açmakta ve zamanla damarsal, kas ve bağ dokusunun atrofisine bağlı olarak, vajen kayganlığının azalmasına neden olmaktadır. Östrojen eksikliğine bağlı klitoriste oluşan fibroz doku yavaşlayan sinir iletimleri nedeniyle kadının uyarılma zamanını uzatmaktadır.

Kadınlarda cinsel işlev bozukluğu, kişisel ya da kişilerarası stres ile ilişkili olarak cinsel yanıt siklusunda bozulma olduğunda tanı olarak değerlendirilmektedir.

Önemli ölçüde cinsellikle ilişki doyumunun azalmasına yol açmaktadır). Kadın cinsel işlev bozukluğu, kişisel olarak subjektiftir. Deneyim ile doğrulanamaz. Cinsel arzu, gücü, kaynağı, yörüngesi ve ifadesi ile karmaşık bir süreçtir. Bu süreçten etkilenen kadınlar özgüven kaybı, kişilerarası ilişkilerde sıkıntılar, emosyonel stres gibi olumsuzluklar yaşayabilmektedir.

Cinsel sorunlar, kadın için haz ve doyum duygusunu kaybetmekten öte kadında sevilmeme, terk edilme endişesi, yalnız kalma korkusu, kendine güvensizlik, küçük ve mahçup hissetme, gururun incinmesi gibi sıkıntıların kaynağı olabilmektedir.

Birçok kadın, cinsel işlev bozukluğu yaşayabilmektedir. Kadın cinsel işlev bozukluğu yaşamın herhangi bir aşamasında ortaya çıkabilir. Hayat boyu olabilir veya daha sonra zamanla oluşabilir. Cinsel işlev, fizyolojinin, duyguların, deneyimin, inançların, yaşam biçiminin ve ilişkilerin karmaşık bir etkileşimini içerir. Herhangi bir bileşenin bozulması, cinsel arzu, uyarılma veya memnuniyeti etkileyebilir ve tedavi genellikle birden fazla yaklaşımı içerir .

Kadınlarda Cinsel İşlev Bozukluğu Nedenleri

Kadın cinsel işlev bozuklukları; biyolojik, psikolojik ve daha birçok faktörden etkilendiğinden dolayı tanı ve tedavisi zor ve multidisipliner yaklaşım gerektiren sorunlardır. Psikososyal gelişim, yaşam tarzı ve tıbbi geçmiş üzerinde bazı çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalarda ilerlemiş yaş, menapoz, düşük eğitim seviyesi, evlenmemiş olma, fiziksel veya ruhsal yönden yaşanan sağlık problemleri, daha önceden yaşanan olumsuz cinsel deneyimler kadın cinsel işlev bozuklukları için risk faktörü olarak bulunmuştur. Karmaşık ve çok yönlü boyutları olan cinsel işlev bozukluğu nedenleri, genel olarak organik ve psikolojik nedenler olarak ayrılmaktadır.

Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-IV Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayısal El Kitabı’nda cinsel işlev bozukluklarını şu şekilde sınıflandırmıştır

  • Cinsel istek bozuklukları,
  • Cinsel uyarılma bozuklukları,
  • Orgazmla ilgili bozukluklar,
  • Cinsel ağrı bozuklukları,
  • Genel bir tıbbi duruma bağlı cinsel işlev bozukluğu,
  • Madde ve ilaç kullanımının yol açtığı cinsel işlev bozukluğu,
  • Başka türlü adlandırılamayan cinsel işlev bozuklukları

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar