Hit enter after type your search item
Bilgi Rehber

Ansiklopedik Bilgi

Home / Nedir / Pierre Bourdieu Sosyolojisi

Pierre Bourdieu Sosyolojisi

/
/
/
215 Views

Fransız sosyolog Pierre Bourdieu’nun sosyolojisinin amacı toplumsal dünyada var olan eşitsizlikleri ortaya çıkarmaktır. Çalışmalarında üzerinde durduğu kavramlar ve metodolojik araçlar, bu eşitsizliklerin ortaya çıkarılmasına yöneliktir. Pierre Bourdieu’ya göre, dini inanç ve ritüeller yarattığı sembolik şiddet ile toplumsal alandaki eşitsizlikleri çoğaltmaktadır. Ayrıca görece otonom bir yapıya sahip olan dini alan da kendi içinde sermaye ve çıkar mücadelesine sahne olur. Bu alan içinde kazananlar ve kaybedenler vardır. Alanın bilgisini ve sermayesini elinde tutanlar, alanı tanımlama ve alana girişleri belirleme gücüne sahiptir. Bunlar mevcut durumu savunan ortodokslardır. Alandaki iktidar tekelini kırmak isteyen heretik unsurlara karşı güç ve baskı uygularlar. Dolayısıyla dini alan dinamik ve çatışmacı bir alandır. Weber’in dini alanın çatışmacı yapısını, özneler arası bir ilişkide aramasına karşın, Pierre Pierre Bourdieu çatışmanın ve iktidar mücadelesinin alanın temel ve nesnel özelliği olduğunu savunur. Pierre Pierre Bourdieu’nun din üzerine çalışmaları, onu iki açıdan beslemiştir.

Pierre Bourdieu’nun erken dönem çalışmalarında görülen yapısalcı etki (yapısalcılık 1950-60’lı yıllarda Fransız sosyoloji kürsülerinde en etkin ekoldür), 1960’lar sonunda Weber’in din sosyolojisi metinleri üzerinde çalışmaya başlamasıyla değişmiştir. Bu dönemde, hem yapısalcılığı hem de Weber’in simgesel etkileşimci yaklaşımlarını aşmasını sağlayacak bağıntısal teoriyi geliştirmiştir. Bağıntısal teori hem nesnel yapıları dikkate alan hem de toplumsal aktörlerin bu yapılar içinde eylemlilikte bulunabilmelerine imkân sağlayan bir yaklaşımdır. Pierre Bourdieu’ nun din üzerine çalışmalarının sonraki çalışmalarına etki eden diğer yönü ise, dini alanı tanımlarken geliştirdiği kavramların diğer alanları (özellikler kültürel alanı) çalışırken de kullanabilmesidir. Örneğin simgesel iktidar kavramı, din adamlarının tekelinde bulunan kurtuluşa dair bilgi ve ritüeller toplamıdır. Bu iktidarları sayesinde din adamları dünyayı olduğu gibi göstererek ve kurtuluşu bu dünyadan sonraki hayata erteleyerek, aktüel dünyanın eşitsizliklerini meşrulaştırırlar. Aynı şekilde, modern dönemde kültürel alanı tekelinde tutan medya, dünyayı dair ideolojik okumalarla dalga geçip değersizleştirerek yarattığı popüler kültür dili ile toplumsal alandaki eşitsizlikleri doğallaştırır ve meşrulaştırır.

Pierre Bourdieu, din alanın da çalışmada metodolojik zorluklarının, daha fazla çalışma yapmasını zorlaştırdığından ifade eder. Eğer çalışan kişi çalıştığı dinin aynı zamanda mensubu ise yapılan çalışmanın din sosyolojisi değil, dini bir sosyoloji olmasının riski vardır. Pierre Bourdieu, bu riski azaltmak için göz yumma, görmezden gelme reflekslerinden uzak bir nesneleştirme yapmanın gerekliliğinden bahseder. Ancak bunun güç bir iş olduğunu da itiraf eder. Diğer bir metodolojik zorluk ise, dine tamamen dışarıdan, pozitivist bir gözle bakmanın getirdiği zorluktur. Bu şekilde dine bir şey gibi bakmak, dini eylemliliklerin öznel boyutunu ve dini doğrulara şartsız teslimiyeti anlamayı güçleştirir.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar